İnsan hayatındaki denge hızla bozuluyor! Peygamber Efendimiz uyarmıştı... - YeniHavadisYeniHavadis

31 Ekim 2020 - 01:05

İnsan hayatındaki denge hızla bozuluyor! Peygamber Efendimiz uyarmıştı…

Haber7 yazarı Mürsel Gündoğdu, bugünkü köşe yazısında insan hayatındaki dengenin hızla bozulduğuna işaret etti. ‘Çağımızın en köklü sorunlarından birisi, iyiliklerin sıradanlaşarak kötülük ve çirkinliklerin daha ilgi çekici ve cazip hale gelmesidir’ diyen Gündoğdu, Peygamber Efendimizin ‘Öyle bir gün gelecek ki ümmetim beş şeyi unutarak beş şeyi sevecektir’ hadis-i şerifini hatırlattı.

İnsan hayatındaki denge hızla bozuluyor! Peygamber Efendimiz uyarmıştı…
Son Güncelleme :

21 Temmuz 2020 - 8:32

24 views

İşte Mürsel Mürsel Gündoğdu’nun ‘Beş Maddede Çağımızın Denge Ayarı’ başlıklı yazısı;

Kainattaki muazzam dengeye ve tabiattaki mükemmel uyuma inat insan hayatındaki denge baş döndürücü bir hızla bozulmaya devam ediyor. Hayatın hemen her alanındaki denge yoksunluğu günümüz insanını hem mutsuz ediyor hem de geleceğe dair umutlarını sinsi bir hırsız edasıyla yüreğinden çalıp götürüyor.

Dünyaya düzen vermek isteyen güç odaklarının bu iş için kullandıkları terazileri de düzensiz ve dengesiz olduğundan dolayı günümüz insanlığı olanca hızıyla bir hızla cinnet toplumuna doğru sürükleniyor. Dünyada yaşananlara, çevremizde olup bitenlere ve yaşadığımız sokaklarda cereyan eden hadiselere baktığımız zaman bu durumu çok net olarak gözlemliyor ve adeta yaşamaktan korkar hale geliyoruz.

Çağımızın en köklü sorunlarından birisi, iyiliklerin sıradanlaşarak kötülük ve çirkinliklerin daha ilgi çekici ve cazip hale gelmesidir.

Sosyal medya, basın-yayın ve her türlü iletişim aracı vasıtasıyla dünyaya pompalanan bu dengesizlik, toplumların ve insanların hayatını altüst edip neredeyse bir felaketin eşiğine kadar getirdi. Bunun bir adım ilerisi uçurumdur ve insanlık böyle bir dönüm noktasında dengesine sahip çıkamazsa korkarım ki çok yakın bir gelecekte çekinerek yürüdüğümüz caddeler bile artık içinde yürünemeyecek hale gelecektir.

Çağımızın en köklü sorunların bir diğeri de hep karşı çıktığımız, şiddetle eleştirdiğimiz ve suçlayıp durduğumuz davranış biçimlerini fırsat elimize geçer geçmez hiç vakit kaybetmeden kendi hayatımıza geçirmemizdir.

Dünyanın ve insanların dengesizliğinden yakınıp dururken yüksek menfaatlerimiz söz konusu olunca gözümüzü kırpmadan en dengesiz işlere yelken açmamız gibi. Veya çok sevdiğimizi söylediğimiz biriyle menfaat çatışması yaşadığımız anda bu sevgiyi sıfırlamak gibi. Bize yapılan iyiliği hemen unutup çıkarımızı zedeleyen en küçük bir kötülüğü unutulmasın veya bozulmasın diye buz kalıplarının içinde saklamamız gibi. Velhasıl sevgide, saygıda, övgüde, yergide, unutmada ve hatırlamada şiddetli bir dengesizlik yaşadığımız ortada.

Peki bunu aşmak için ne yapmalıyız? Bireysel ve sosyal hayatta kaybettiğimiz bu dengeyi nasıl sağlayabiliriz? Bunu tamir etmenin yolu var mıdır ve eğer varsa bu yol nedir?

Dünya hayatının bir oyun ve eğlenceden ibaret olduğu Kutsal Kitabımız Kur’an-ı Kerim’de bize kesin olarak hatırlatılsa da bizler dünya adı verilen bu oyun ve eğlenceden bir türlü başımızı kaldırmak istemeyerek hayata bakışımızın en önemli kilometre taşı olan dünya-ahiret dengesini gün be gün kaybediyoruz.

Çağımızın insana dair en büyük zemin kayması budur ve eğer bu dengeyi yeniden tesis edemezsek değerlerimizin, inancımızın ve mutluluğumuzun üzerine inşa edildiği ana zeminden mahrum olarak yola devam etmek zorunda kalacağız.

Unutkanız. İhmalkârız. Sorumsuzuz ve çoğu zaman neleri sevip neleri unuttuğumuzu hatırlayıp bunları enine boyuna düşünemeyecek kadar da kendimizden uzaktayız. Oysa biz bu konularda çok şanslı bir toplumuz. Her şeyden önce bu unutkanlıklarımızı bize her daim hatırlatan kutsal bir kitabımız var. İhmalkarlıklarımızın perdesini yırtıp atmamızı sağlayacak İslam Peygamberi Hz. Muhammed Mustafa gibi eşsiz bir örnekliğimiz var. Sorumsuzluklarımızı, ihmalkarlıklarımızı yüzümüze çarpacak ve bu arızalı yolda yürüdüğümüz zaman sonumuzun ne olacağını bizlere yüzlerce yaşanmış olayla canlı canlı haykıran muazzam tarihi gerçekliklerimiz var sonra.

Elimizdeki bunca imkana rağmen son ilahi mesajın muhatabı olan bizler bu dengeyi hala muhafaza edemiyorsak dünya toplumlarının bu konuda hiç şansları yok demektir.

Unutkanlıktan ve sevgiden yana yaşadığımız dengesizlikler hususunda en çarpıcı örnek Sevgili Peygamberimizin bir hadis-i şeriflerinde veciz bir şekilde dile gelir ve bizlere hem çıplak bir uyarıcı hem de dosdoğru bir yol gösterici olur.

İki Cihan Serverimiz şöyle buyuruyor;

-Öyle bir gün gelecek ki ümmetim beş şeyi unutarak beş şeyi sevecektir.

1-Dünyayı sevecek, ahireti unutacaklardır.

2-Malı sevecekler, ahiret günü hesaplaşmasını unutacaklardır.

3-Mahlukatı sevecekler, Yaratıcıyı unutacaklardır.

4-Günahları sevecekler, tevbeyi unutacaklardır.

5-Köşkleri sevecekler, mezarları unutacaklardır.

Bu hadis-i şerif bizlere ruhumuzun dengesini bozan hususların dünya ve dünya malına dair sevgimizin Yaratıcıyı ve ahireti unutturacak boyutlara ulaşmasından kaynaklandığını, bütün idealimizin gelip geçici dünya işleriyle kısıtlanması halinde hayatımıza büyük bir kaosun hâkim olacağı gerçeğini haykırmaktadır.

Unuttuğumuz beş şeye karşılık olarak sevmeye yeltendiğimiz bu beş şey, bütün toplumların ve insanlığın düzenini, dengesini ve uyumunu yerle bir edip hepimizi uçurumun kenarına kadar sürükledi.

Şimdi bu küresel koronavirüs salgını nedeniyle her şeyin sıfırlanıp hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağı yepyeni bir çağa uyanırken bireysel olarak bir ruh bakımına girmenin ve çağın bize dayattığı dengesizliklerin balans ayarlarını yapmanın tam vaktidir diye düşünüyorum. Zira bu salgın insanlara öğretti ki dünyayı çok sevmek insanın mutluluğu için yeterli bir neden değildir. Dünya kadar malın, mülkün, köşkün ve servetin olsa bile yine de mutlu olamazsın. Sığınacak bir Yaratıcın olduğunu unutursan bu dünyada nefes alamaz hale gelirsin. Ve ölüm. O insana en çıplak uyarıcıdır ve her zaman yakınımızdadır. Bundan kaçamazsın

O yüzden ruhunu, tefekkürünü ve hayatını dengeleyecek adımlar atmalı insan. Bu dünyada, dünyayı aşan işler olduğunu da asla unutmamalı.

Ülkemizin bu salgın sürecinde hiçbir ayrım gözetmeden dünya insanlığına yönelik attığı iyilik, yardımseverlik ve sosyal dayanışma gibi dünyanın yerleşik düzensizliğini aşan denge aşılayıcı adımlar bu hususta bütün insanlığın dikkatini yeniden bizim kültür ve medeniyetimize yöneltmiştir. Böyle bir kırılma noktasında atacağımız güçlü bireysel adımlar ise insanlığın bu bakışını daha da güçlendirecek ve köklü medeniyetimizi yeniden dünyanın zirvesine kanatlandıracaktır.

Ruh bakımı ve balans ayarı bu yüzden büyük bir önem arz etmektedir. Zira Yüce Allah Ra’d Suresi 11. Ayet’te bizlere bu tür anlarda krizden çıkabilmenin reçetesini sunmaktadır;

“Şüphesiz ki bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.”

Kalın sağlıcakla efendim. 

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.