Hekimlerden Bakanlığa “Birlikte Kullanım Protokolü” Uyarısı - YeniHavadisYeniHavadis

4 Mart 2021 - 00:16

Hekimlerden Bakanlığa “Birlikte Kullanım Protokolü” Uyarısı

Hekimlerden Bakanlığa “Birlikte Kullanım Protokolü” Uyarısı
Son Güncelleme :

22 Şubat 2021 - 20:19


Türk Tabipleri Birliği (TTB), Bakanlığın “Ortak Kullanım Protokolü” nü imzalayan devlet üniversitelerinin tıp fakültelerinde öğretim üyeleri ve yardımcı hekimlere yasa dışı hizmet sözleşmesi getirilmesi üzerine 22 Şubat 2021 tarihinde online basın toplantısı düzenledi. Sağlık.

TTB Merkez Meclis Başkanı Prof. Dr. Şebnem Korur Fincancı, II. Başkan Doç. Ali İhsan Ökten, Genel Sekreter Prof. Dr. Vedat Bulut, Merkez Konsey üyeleri Doç. Dr. Deniz Erdoğdu, Dr. Meltem Günbeği, Dr. Kazım Doğan Eroğulları, Dr. Alican Bahadır ve Dr. Onur Naci Karahancı, Av. Kürşat Bafra ile farklı illerdeki tıp fakültelerinden çok sayıda öğretim üyesi ve hekim yardımcısı katıldı.

Dr. Şebnem Korur Fincancı, Ortak Kullanım Sözleşmesi’nin eğitim hakkının ihlali, çalışma güvensizliği ve üçüncü basamak sağlık hizmetlerinin çökmesi gibi çok boyutlu sonuçları olacak bir hamle olduğunu belirtti.

Korur Fincancı’dan sonra toplantıya katılanlar kendilerini tanıtarak üniversitelerinde yaşadıkları sorunları kısaca dile getirdiler. Sözleşmenin uygulanmasına direnen bazı öğretim üyeleri ve hekim yardımcıları, hastaları muayene edememe, döner sermaye alamama, hasta veri tabanlarına ve reçete sistemlerine erişimlerini sonlandırma, kullanılan rozetleri geçiş için yaptırma gibi yaptırımlara maruz kaldıklarını söylediler. üniteler arasında çalışamaz durumda ve hastanedeki kafeterya ve asansörlere izin verilmiyor.

Her iki tarafın karşılıklı rızası ile sözleşme yapılabileceğine işaret eden Dr.Deniz Erdoğdu, devredilen yaptırımlar ve yaptırım tehditleri “tiranlık” meslek örgütleri ile birlikte hekimleri direnmeye davet etti. Birçok konuşmada mücadele ve dayanışmanın önemi vurgulandı. Avcılık. Kürşat Bafra, sözleşmenin hukuki çerçevesinin hukuka aykırılığı ve TTB’nin yürüttüğü hukuki mücadeleye ilişkin açıklama yaptı. İdare mahkemesine bireysel başvurular yapılarak emsal karar alınmasının Danıştay’daki dosyalardan çok daha hızlı sonuç verebileceğini kaydeden Bafra, farklı yaptırım yöntemlerine karşı farklı hukuki başvurular yapılabileceğinin altını çizdi. Bafra, basın toplantısının son bölümünde soruları yanıtladı.

Eğitim ve Araştırma Hastanesinin Hizmet Hastanesine Dönüştürülmesi İsteniyor

TTB Merkez Meclisi adına basın açıklaması Dr. Meltem Günbeği okudu. Açıklamada şu ifadelere yer verildi: “Devlet üniversitelerine bağlı tıp fakülteleri ile Sağlık Bilimleri Üniversitesi’ne bağlı eğitim ve araştırma hastanelerinin öğretim üyeleri ve uzmanlık öğrencilerine hizmet sözleşmesi yapılması da yasaya aykırıdır. Sağlık Bakanlığı “Ortak Kullanım Protokolü” nü uygulamaktadır. Bu sözleşme, tıp fakülteleri ile eğitim ve araştırma hastanelerini eğitim kurumu olmaktan tamamen çıkaran, öğretim üyeleri ve tıpta uzmanlık öğrencilerini hiçbir teminat olmaksızın başhekime bırakan hükümlerle doludur. Sözleşmenin birçok maddesinde, başhekime yetki vererek eğitime öncelik vermesi gereken üniversiteler veya eğitim ve araştırma hastanelerinin, salt hizmet hastanesine dönüştürülmesi amaçlanıyor.

Hekim Hakları Başhekimlerin İki Dudağı Arasında Kalamaz

Sağlık Bakanlığı, bu sözleşme Yüksek Öğretim Kanunu ve tıpta uzmanlık mevzuatına aykırı olmakla birlikte, yardımcı hekim ve öğretim üyelerinin kanunla düzenlenen haklarını başhekimlerin iki ağzı arasında bırakmak istemektedir. Bu sözleşme ile başhekimlere istedikleri takdirde sözleşmeleri feshetme yetkisi verilmiştir. Ancak Anayasa’nın 130. maddesine göre öğretim üyelerinin görevlerinden alınamayacağı, hukukta açıkça belirtilen haller dışında öğretim üyelerinin uygulamalı tıp ve tıp hizmetlerinde uzmanlık eğitiminden muaf tutulamayacağı açıkça belirtilmiş ve yetkili üniversite organlarının kararı olmaksızın. Uzmanlık öğrencileri için tıpta uzmanlık eğitimi, Tıpta Uzmanlık Sınavı ile kazanılan anayasal bir eğitim hakkıdır. Bu hak hiçbir şekilde sözleşmenin feshi ile engellenemez.

YÖK ve Üniversitelere Sorulmadan Hazırlanmıştır

Hazırlanan protokol Yüksek Öğretim Kurulu (YÖK) ve üniversitelere sorulmadan hazırlanarak öğretim üyesi ve asistanlarına tek taraflı olarak uygulandı. Yasa gereği bu sözleşmenin usul ve esaslarının YÖK onayı ile bir yönetmelikle düzenlenmesi ve sözleşme için dekanların görüşü alınması gerekirken, tamamen anti-demokratik bir şekilde hareket edilmiştir. yaklaşmak. Sözleşmeyi imzalamayan hocalar, uygulamalı tıp ve tıp alanında uzmanlık eğitimi ve sağlık hizmeti veremeyeceklerini, asistanların uygulamalı eğitim alamayacaklarını, sabit döner sermaye alamayacaklarını ve ek ödemeler. Öğretim üyeleri ve araştırma görevlileri uygulamalı tıp ve tıpta uzmanlık eğitimi kapsamında hizmet verdikleri ve yasal görev ve haklarını yerine getirdikleri sürece 2547 sayılı Kanunun 58 inci maddesinde düzenlenen döner sermaye ek ödemelerinden yararlanmak zorunludur. öğretim üyeleri ve yardımcıları hizmetlerini aksatmasa bile sabit döner sermaye ve diğer ek ödemelerin kesilmesine ilişkin 2547 sayılı kanuna aykırıdır. Şu anda, öğretim üyeleri ve asistanlar, sözleşmeli üniversitelerde birçok hak ihlali yaşıyorlar. Ek ödemelerini haksız yere kesiyorlar ve sadece yoksulluk sınırında olan çıplak bir ücret alıyorlar. Yemek kartları veya personel kartları iptal edildi, hastalara bakmaları ve eğitim vermeleri engellendi. Bazı yerlerde, bölge sakinleri eğitim yerlerini değiştirmekle tehdit edildi. Ülkemizin veya üniversitelerin tarihine kara leke olarak girmeden önce bu uygulamalardan acilen vazgeçilmelidir.

Her türlü baskıya maruz kalır

Salgın koşullarda düne kadar titizlikle çalışarak alkışlanan meslektaşlarımız her türlü ekonomik ve psikolojik baskıya maruz kalıyor. Dün olduğu gibi bugün de bu koşullarda meslektaşlarımıza ihtiyaç var. Hukuka aykırı sözleşmeyi imzalamak istemeyen öğretim üyelerinin işten çıkarılması, asistanların ve tıp öğrencilerinin anayasal bir hak olan eğitim hakkından mahrum bırakılması pandemi sürecinde halk sağlığına ciddi zarar verecektir. Üstelik bu zarar sadece bu dönemde olmayacak, ülkemizde tıp bilimi ve tıp eğitiminin kalitesinin geri dönüşü olmayan bir şekilde bozulmasına neden olacaktır. Türk Tabipleri Birliği olarak meslektaşlarımızın yanında olmaya ve bu hukuksuzluk ortadan kalkıncaya kadar dayanışma içinde olmaya devam edeceğiz, hakları için savaşmaya devam edeceğiz, tıp ve tıpta uzmanlık eğitiminin anayasal hakkını kararlılıkla savunacağız ve hak Halkımızın nitelikli sağlık hizmeti alması. (BSHA – Bilim ve Sağlık Haber Ajansı)

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
%d blogcu bunu beğendi: